TBMM Genel Kurulu

TBMM Genel Kurulunda, 126 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi görüşülüyor.

Milletvekilleri, 8 Şubat’ta Cumhurbaşkanı kararıyla ilan edilen OHAL kapsamında yer alan illerde yerleşme ve yapılaşmaya ilişkin alınan tedbirlerin belirlendiği Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin tümü üzerinde söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile egemenliğin şahsileştirildiğini savunarak, kararnamelerle yasama faaliyetlerinin akim bırakıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile başbakanın değil, başbakanın da içinde olduğu Bakanlar Kurulunun tüm yetkilerinin Cumhurbaşkanına devredildiğini dile getiren Dervişoğlu, “Hükümetin bu acele kanunlaştırma hevesiyle tali komisyonları çalıştırmaması, baypas etmesi, ilgili ihtisas komisyonlarının muhatap bile alınmaması düpedüz bir devlet yönetme ciddiyetsizliği. Çünkü bu uygulamadaki amaç, kanun tekliflerini geliştiren ve milletvekillerinin incelemesine açan bir yasama süreci değil, hızlandırılmış bir onama süreci.” dedi.

MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, günümüzdeki şehirler ve yerleşim alanlarının, tarihsel yerleşim yerleri olduğu için kuruldukları dönemin anlayış, bilgi ve yapı teknikleriyle şekillendiğini belirtti.

Yerleşim yerlerinin, büyüdükçe tarım arazilerine ve ovalara doğru kaydığının görüldüğünü ifade eden Kalyoncu, şunları kaydetti:

“Kuruldukları dönemde fay hatları bilgisi olmadığından fay hatları üzerine gelen yerleşim birimleri de mevcut. Bu hatalı yerleşim, ihmaller ve eksiklikler nedeniyle meydana gelen afetler bölge insanını doğrudan etkiliyor. Binaların yıkılması, tarımsal üretim ve sanayi üretimi ile ticaretin durması ve temel ihtiyaçların karşılanamaz hale gelmesine rağmen deprem sonrası barınma en büyük sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu sorunu ortadan kaldırmak için depremzedelerin geçici barınma ihtiyaçları karşılandı, kalıcı konutların yapımına da hızla başlandı. Bu kararname de yapılan çalışmaların yol haritasını ve oluşturulacak yerleşim yerlerinde meydana gelebilecek sorunları gidermeye hizmet ediyor.”

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, “Yetkinin tek elden çıkacağı güdüsüyle 11 ili etkileyen depreme anında müdahale edilemedi ve deprem büyük bir felaketle sonuçlandı.” dedi.

Güçler ayrılığı denilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin güçler birliğine dönüştürüldüğünü ileri süren Toğrul, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin aslında OHAL kararnamelerinin devamı olduğunu ifade etti.

CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, Olağanüstü Hal kapsamında yerleşme ve yapılaşmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin, ilgili komisyonda görüşülmeden Genel Kurul gündemine getirildiğini söyledi.

“İktidar kanadının bundan ne beklediğini gerçekten anlamakta zorluk çekiyoruz.” diyen Zeybek, kararnamede, temel olarak planlama meslek alanının yapılaşma sürecini tamamen dışlayan, sığ ve akıl dışı bir yaklaşımın yer aldığını iddia etti.

Zeybek, “Kararname, yapılaşma süreçlerine ilişkin İmar Kanunu’nu ve ilgili yönetmelikleri tamamen devre dışı bırakan, yöre halkının katılım ve itiraz imkanlarını ortadan kaldıran bir süreci öneriyor. Bununla birlikte yürürlükteki meri mevzuat gereği imar planı yapım süreçlerinde yerine getirilmesi gereken birçok analize, çalışmaya ve kısıtlara uyma zorunluluğu da ortadan kaldırılıyor.” diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Meclisin son çalışma günlerinde olunduğunu hatırlatarak, “Yarın son. Çok sayıda bekleyen kanun, dile getirdiğimiz çok ciddi beklentiler var. Birtakım haklı talepler, 5 yılın son günlerine sıkışmış. Gözlükçülerin, meslek örgütleriyle ilgili talebi, astsubayların, uzman çavuşların ciddi talepleri var.” dedi.

İktidar partisinin, bugüne kadar istediği kanunları Meclisten geçirdiğini, bazılarını sonraya bıraktığını dile getiren Özel, şunları kaydetti:

“Son çalışma haftası dakika dakika planlandı, gruplar arasında bir mutabakat var ama bazı siyasi partilerin değerli temsilcileri yanlarına giden birtakım meslek gruplarının haklı taleplerine ‘Biz isteriz ama muhalefet izin vermez.’ diyor. Bugüne kadar muhalefetin izin vermeyip yaptıkları binlerce kanun varken bu kez muhalefet partileri zan altında bırakılıyor. Muhalefet partileri çok olumlu, yapıcı katkı sağlayarak iki haftadır çalışıyorlar. Ellerindeki kanun stoğu çok fazla ve 5 partinin mutabakatıyla yapılabileceğin pozitif anlamda en iyisi yapıldı. ‘Muhalefet istese yapardık.’ gibi şeyleri tutanak altında, meslektaşlarımın gözlerinin içine baka baka söylüyorum: 14 Mayıs’tan sonra, 5 yıldır dilimizde tüy biten astsubayın, uzman çavuşların sorunlarını çözmek ve gözlükçülerin, optisyenlerin bekledikleri kanunları çıkarmak, ümit ediyorum iktidarımıza nasip olur.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir